Türkiyenin Sanal Gelişim Ortamı product by:cem uslu
giriş yaptığınız için teşekkür ederiz üye olmak için lütfen üye ol butonuna tıklayınız üye olmadan linkleri göremezsiniz bol bol mesaj yazın içerik paylaşın iyi forumlar


ACİL MODERATÖR ALIMI VARDIR
MODERATÖR OLMAK İSTEYENLERİN
ÖZEL MESAJ ATMALARI RİCA OLUNUR

design by cem uslu
copyrighty 2010

Türkiyenin Sanal Gelişim Ortamı product by:cem uslu

Her türlü konuda bilgi paylaşımınızı sağlayacak mükemmel bir forum
 
AnasayfaHOŞGELDİNİZTakvimSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap
koreanfans köşesi için uploadlar başlamıştır film müzik ve kore kültürüne ait yüzlerce eseri ve fotoğraflarını buradan bulabilirsiniz

Paylaş | 
 

 TÜRKÇE-SÜMERCE İLİŞKİSİ

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 675
Doğum tarihi : 24/08/91
Kayıt tarihi : 07/07/10
Yaş : 26

bi zar at bakalım
tecrübe:
100/100  (100/100)

MesajKonu: TÜRKÇE-SÜMERCE İLİŞKİSİ   Ptsi Tem. 19, 2010 12:35 pm

Türkçenin yaşı konusunda eskiden beri bazı tartışmalar yaşanmaktadır.
Bu konu günümüzde bile ortak kabul görecek bir tarihle - bilgiyle
açıklığa kavuşmuş değildir. “Türkçenin Yaşı” meselesini çözebilmek için
birçok Türkolog çeşitli savlar ileri sürmüştür. Bu konuda yapılan
çalışmalarla gelinen noktada kabul gören yaygın görüş Türkçenin en
aşağı 8500 yıllık bir dil olduğudur.
Türkçenin 8500 yıllık bir dil
olduğunu kanıtlayabilecek yazılı bir kaynak yoktur. Çünkü Türkler’e ait
en eski yazılı metinler Orhun Yazıtları diye adlandırılan dikili
taşlardır. Bunun için Türkçenin yaşını bu kadar geriye götürebilmek
için diğer topluluklarla Türkler arasında bir ilişkiden söz etmek
gerekir. Prof. Dr. Osman Nedim Tuna bu konuda çok güzel bir çalışma
yapmış ve Türkçe ile Sümerce arasındaki ilişkiye değinerek Sümerce’de
Türkçe izler bulmuştur. Bu çalışma yıllarca önce yapılmasına rağmen
hâlâ bu savı kanıtlarla eleştirebilecek kimse çıkmamıştır. Bu da ortaya
atılan bu düşüncenin büyük olasılıkla doğru olduğunu göstermektedir.

Prof.
Dr. Osman Nedim Tuna “Sümer ve Türk Dillerinin Tarihi İlgisi ile Türk
Dili’nin Yaşı Meselesi” adlı kitabında bu ilgiyi nasıl keşfettiğini ve
yaptığı çalışmalarda nelerle karşılaştığını şöyle anlatıyor:

1947
- 1948 Akademik Yılı’nda İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Türkoloji Bölümü’nde bir öğrenci iken elime Sturtevant’ın A.Hittite
Glossary ve Supplement to a Hittitie Glossary’sinin Münire B. Çelebi
tarafından yapılan Türkçe tercümesi Eti Dili Sözlüğü (Tdk Yayını)
geçti. O sıralarda R. Rahmeti Arat‘an Eski Türkçe dersleri almakta
idim. Kitabı merakla incelerken gözüme “GUD” [öküz sığır] kelimesi
çarptı. Bu kelime ile Eski Türkçe “ud” [öküz] arasındaki benzerliği
dikkate değer buldum ve şöyle düşündüm: “Eğer bu bir tesadüf değil de
Sümer ve Türk dillerinin tarihi bir ilgisinden ileri geliyorsa o
takdirde Sümerce kelime başı “g” lerinin Türkçede sıfıra tekabul etmesi
gerekir. (Bilindiği gibi Eski Türkçede kelime başında g yoktur.) Ve
şayet bu doğru ise bir Sümerce sözlüğünün g harfinde Türkçe ile ilgili
başka kelimelere tesadüf ihtimali mantıken mümkün olmalıdır.

Bunun
üzerine Sümerce hakkında ne buldumsa okumaya ve notlar almaya başladım.
Hatta Fransızcadan çevirerek bir de Sümerce - Türkçe sözlük hazırladım.
Orada düşüncemi destekleyen başka kelimeler de tesbit ettim: “gi : i”
“gig : ig” “giş : iş” “gur : or-” vb… Böylece 1947′de ilk düzenli ses
denklik kanununu sonradan bir kısmını elediğim 43 misale dayanarak
çıkardım.

Osman Nedim Tuna’nın yukarıya aldığım yazısında
anlattığı gibi bu konuya sadece Sümercedeki “gud” ve Türkçedeki “ud”
sözcüklerinin (ikisi de öküz demek) benzerliklerinden yola çıkarak
büyük bir araştırmaya başlamıştır. Eski Türkçe hakkında biraz bilgisi
olanlar bilirler ki Eski Türkçede sözcük başlarında “-g” sesi yoktur.
Her dilde başka dillerden alınmış ödünç sözcükler bulunabileceğini
savunan Nedim Tuna bu düşüncesinden hareketle Sümercedeki bazı
sözcüklerin çok eski Anadolu kavimlerinden alındığına dikkat çekmiş; bu
sözcüklerin de yaklaşık 166 tanesinin Türkçeye ait olduğunu
savunmuştur.

Osman Nedim Tuna bu konuyu ilk defa yurt
dışındaki bir konferansta içlerinde çivi yazısı mütehassısı ve
Sümerologlar’ın bulunduğu yüz kadar dinleyiciye açmıştır. Bu ilk
konferansın yapıldığı yerde Nedim Tuna’dan başka Türkolog yoktur.
İkinci toplantı ise Şinasi Tekin Fahir İz Halil İnalcık gibi Türkolog
ve tarihçilerin bulunmasına karşın toplantıda hiç Sümerolog yoktur.
Nedim Tuna çalışmasını çoğaltarak toplantıya katılanlara dağıtmıştır.
Yapılan üçüncü toplantıda ise Nedim Tuna önceki toplantılarda hiç
Türkologlarla Sümerologların bir arada bulunmadığını düşünerek bazı
Sümerologları da toplantıya almayı başarmıştır.

Yapılan
çalışmalar sonrasında “sipad” sözcüğü hariç bütün sözcüklerin
benzerliği konusunda ortak görüşe varılmıştır ve çalışma “kusur
atfedilmez” [impecable] olarak kabul edilmiştir. Fakat Nedim Tuna gibi
Hoenigswald’ın da aklına takılan bir şey vardır. Nedim Tuna bu bölümü
de şöyle anlatıyor:

Araştırmamda yer alan denklikler arasında
varlığının sebebini anlayamadığım ve mâkul bir cevap bulamadığım tek
şey aynı ses için aynı çevre şartlarında yeter sayıda misalle
desteklenen paralel serilerdi. Bunu fark eden tek bilgin de
Hoenigswald’dı. Bu sebeple araştırmamı neşretmekte acele etmedim. 1978
sonunda bilmem kaçıncı defa aynı konuya bir gün tekrar döndüm ve
meselenin aslının ne olduğunu iki saat içinde buldum:

Herhangi
iki dil arasındaki karşılaştırma herbiri bu dillerden birine ait iki
ayrı kesitte (tabanda) yapılır. Benim karşılaştırmamda Türk Dili
yönünde Eski Türkçe kesit veya taban olarak seçilmiştir. Bunun
karşılığı ise sadece Sümerce idi. Halbuki Sümercenin de tıpkı Türk
Dili’nde olduğu gibi kendi derinliği vardır. Çünkü ilk metinler ile yok
olduğu zamanki metinler arasında en az 1300 yıllık bir zaman dilimi
bulunmaktadır. Bu süre içindeki büyün malzeme Sümercenin kendisine ait
gelişme ve dallanma hesaba katılmaksızın bir ve aynı sözlüğün içine
aktarılmıştır. Türk Dili ise son 1250 yılda üç büyük devre geçirmiş ve
birçok şivelere ayrılmış bulunuyor. Bu sebeple eğer Sümerceninkine
benzer bir Türk dili sözlüğümüz olsa idi bu sözlükte mesela bir “d”
karşılığında “d y z tr” gibi beş paralel değer ve bunları destekleyen
kelime serilerimiz olurdu. Şu hâlde Sümerce kelimelerde tesbit
edebildiğim paralel ses değerleri ile destekleyici malzeme serilerinin
kaynağı bu “zaman derinliği“dir. O zaman Sümer Dili uzmanlarının bu
şivelere ait karakteristik vasıflara dair tespitlerde bulunup
bulunmadığını araştırmak ve serileri Türk Dili yönünden bunlara göre
açıklamak gerekir.

Prof. Dr. Osman Nedim Tuna bu çalışması için
yaklaşık 40 yılını vermiş. 40 yıl sonrasında ise 32 ses denkliğinin
karakteristik olan 32 tanesini açıklamış ve bazı tarihi gerçeklikleri
ortaya koyabilecek değerli bir kaynağı bizlere sunmuştur. Bu ses
benzerliklerinden bazılarını gösterecek olursak:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://wiki.turkproforum.com
 
TÜRKÇE-SÜMERCE İLİŞKİSİ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Türkiyenin Sanal Gelişim Ortamı product by:cem uslu :: EĞİTİM& ÖĞRETİM :: LİSE&ÜNİVERSİTE&AÇIK ÖĞRETİM-
Buraya geçin: